Afyonkarahisar’ın Toprağı,
Suyu ve Geleceği Madenciliğe Kurban Edilemez!
Afyonkarahisar’da
son yıllarda artan maden ruhsatları, artık soyut bir çevre tartışması değil;
köylerimizi tarlalarımızı, suyumuzu ve çocuklarımızın geleceğini doğrudan ilgilendiren
hayati bir mesela haline gelmiştir
2023 yılından bu yana Afyonkarahisar genelinde 39 maden
ruhsat sahası ihaleye çıkarılmış, bunların
12’si farklı maden şirketlerine satılmıştır. İhaleye açılan alanların
büyüklüğü yaklaşık 27 bin hektarı bulmaktadır. Bu rakamlar, Afyonkarahisar’ın
geniş tarım ve mera alanlarının adım adım madenciliğe açıldığını açıkça
göstermektedir.
Özellikle Şuhut ilçemizde, İsalı Köyü’nü ve çevresindeki
tarım alanlarını kapsayan 1549 hektarlık mega maden ruhsatı, Afyonkarahisar’ın
geleceği açısından büyük bir tehdittir.
Bu alan, Selevir Barajı’na yalnızca 1,5 km mesafededir.
Afyonkarahisar’ın içme suyu, tarımsal sulaması ve hayvancılığı için hayati
önemdeki bu havzada madencilik faaliyetlerine izin verilmesi kabul edilemez!
Üstelik bu proje için ‘’ ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’’ kararı verilmiştir.
Yani köylünün, çiftçinin, Afyonkarahisar halkının görüşü
sorulmamıştır.
Sorun yalnızca Şuhut ile sınırlı değildir.
Dinar, Sandıklı, Sinanpaşa, Emirdağ ve Evciler başta olmak
üzere birçok ilçemizde yeni maden sahaları planlanmakta; mermer ve kalker
ocakları Afyonkarahisar’ın dağlarını, ovalarını ve yaşam alanlarını hızla
tüketmektedir. Sinanpaşa zaten madenlerle delik deşik edilmişken, şimdi yeni
ruhsatlarla bu yıkımın genişletilmesi hedeflenmektedir. Sinanpaşa ilçesi
Taşoluk Beldesi’nde yer alan kil madeninin, yerleşimin alanının hemen yanında
olması, arıcılık ve hayvancılık alanlarını yok eden, Taşoluk Barajına yakın
olması nedeniyle büyük halk tepkisi ile geçici olarak durdurulmuştur.
Emirdağ’da ise yeni mermer ocakları açılmayı beklemektedir. Çay ve Sultandağı
ilçelerinde ise maden arama çalışmalarının Eber Gölü’ne ve çevreye verdiği
zarar nedeniyle halkın tepkisi devam etmektedir.
Daha da vahim tablo ise kamuoyundan büyük ölçüde gizlenen
ihalesiz ruhsat satışlarıdır.
2022-2025 yılları arasında Afyonkarahisar’da 397 maden
ruhsatı, ÇED süreci başlatılmadan, ihalesiz biçimde şirketlere devredilmiştir.
Bu ruhsatların 268’i mermer ocağıdır. Bunun yanında altın, bakır ve demir gibi
çevreye ve suya ağır zararlar verebilecek madenler de bulunmaktadır.
Afyonkarahisar’da halen 77 maden projesi ÇED sürecindedir ve
bu projelerin %71’i için ‘’ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR’’ kararı verilmiştir.
ÇED süreci Afyonkarahisar’da doğayı ve halkı koruyan bir mekanizma olmaktan
çıkmış, şirketlerin önünü açan bir imza formalitesine dönüştürülmüştür.
Unutulmamalıdır ki Afyonkarahisar’ın birçok ilçesi 1. ve 2.
Deprem fay hatları üzerinde yer almaktadır. Fay hatları üzerinde maden
ocakları, atık barajları ve zenginleştirme tesisleri kurmak; sadece doğayı
değil, insan hayatını da riske atmaktadır.
Biz biliyoruz ki:
Bu topraklar mermerden, altından, kömürden ibaret değildir!
Bu topraklar buğdaydır, patatestir, haşhaştır, sudur,
emektir ve yaşamdır.
Afyonkarahisar’ın geleceği birkaç şirketin kâr hesabına
teslim edilemez.
Bu nedenle buradan Afyonkarahisar kamuoyuna açık
çağrımızdır:
·
Su havzaları, tarım alanları ve yerleşim yerleri
maden ruhsatlarına kapatılmalıdır.
·
Mega madencilik projeleri durdurulmalıdır.
·
Altın madenciliği ve siyanürlü faaliyetler
Afyonkarahisar’da yasaklanmalıdır.
·
ÇED süreçleri şeffaf, bilimsel ve halkın gerçek
katılımıyla yürütülmelidir.
·
Afyonkarahisar’ın planlaması şirketlere göre
değil, halkın yaşam hakkına göre yapılmalıdır.
Afyonkarahisar’ın toprağı satılık değildir.
Suyu pazarlık konusu değildir.
Geleceğimizden vazgeçmiyoruz.
İlk Yorumu Sen Yap