Öğrenci ve Öğretmen Yan Yanayız,
Okullarımızı Şiddete ve Çürümeye
Teslim Etmeyeceğiz!
Sevgili
sıra arkadaşlarım, değerli öğretmenlerim, saygıdeğer basın mensupları;
Bugün
burada yüreklerimiz sızlayarak toplandık. Şanlıurfa Siverek’te bir liseye,
ardından Kahramanmaraş Onikişubat’ta bir ortaokula yapılan saldırılar sonucu
sıra arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi kaybettik. Yastayız, üzgünüz ama
yıkılmıyoruz; kaybettiklerimizin anısı önünde omuz omuza duruyoruz.
Acımız
büyük, ama gözlerimiz açık. Sosyal medyadan korku yaratanlara,
öğrenci-öğretmen-veliyi birbirini düşman gösterenlere karşı Türk gençliği
olarak kararlıca karşı duruyoruz.
Biliyoruz
ki bu olayların suçlusu ne bireysel öğrenciler ne de öğretmenlerdir. Katiller
yaratan, sıra arkadaşlarımızı katile dönüştüren, öğrenci ve öğretmeni birbirine
kırdıran bir düzen vardır. Bu düzen; eğitimi piyasalaştıran, gençliği tüketime
mahkûm eden, spor ve sanat yerine oyun, uyuşturucu ve bahis bağımlılıklarını
dayatan; okullara rekabeti ve bireyselciliği enjekte eden, onlarca yıldır
“Amerikan rüyası” hayallerini pompalayan düzendir. Maraş ve Urfa’daki tablonun
sorumlusu yalnızca bireyler değil, o bireyleri anlamsızlığa, yalnızlığa, öfkeye
ve umutsuzluğa terk eden sistemdir. Biz Türk gençliği olarak, Batı’dan ithal
edilen ve sıra arkadaşlarımızı katillere dönüştüren bu sistemi reddediyoruz.
SLOGAN: ATATÜRK GENÇLİĞİ GÖREV BAŞINDA
Toplumsal
çürümenin neden olduğu bu sorunu “her okula bir güvenlik görevlisi koyalım” ya
da “çocukları X-Ray cihazlarından geçirelim” diyerek çözemeyiz. Güvenlik
önlemleri alınmalı, ihmaller giderilmelidir
ancak sorun sistemin kendisindedir, o hâlde çözüm de sistemi
değiştirmektir.
Okulları
gerçek birer eğitim yuvası hâline getirerek güvenliği sağlayabiliriz.
Bireyci,
çıkarcı ve yozlaşmış anlayışı tarihin çöplüğüne göndererek güvenliği
sağlayabiliriz.
Kendisini
milletine ve ülkesine adamış bir gençlik yetiştirerek güvenliği sağlayabiliriz.
Katiller yaratan bu sisteme karşı çözümlerimiz bellidir:
1)
Cumhuriyet’in Devrimci Eğitim Politikası Hayata Geçirilmelidir:
Eğitim
sistemi parasız, millî ve bilimsel temellere döndürülmelidir. Tarihini ve
kültürünü bilen bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu
olarak okutulmalı; “Türküm, doğruyum, çalışkanım” ilkesini özümseyen gençler,
buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir. Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu
ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır.
2)
Eğitim Yarıştan Çıkarılmalı, Hayata Uyarlanmalıdır:
Her
gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışı gibi
değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran
zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır.
Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan
dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi
sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe
yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar
olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri,
kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye
bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif
kulüpler inşa edilmelidir.
3)
Dijital ve Kültürel Yozlaşma Kararlılıkla Durdurulmalıdır:
Uyuşturucuyu,
şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın
denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis
siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal
hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır.
4)
Rehberlik ve Psikolojik Destek Zorunlu Hâle Getirilmelidir:
Özgürlükçülük
adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin
yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda
yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle
gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır.
5)
Millî, Bilimsel, Laik ve Parasız Eğitim Anlayışı Eksiksiz Uygulanmalıdır:
SLOGAN:
MİLLİ BİLİMSEL LAİK EĞİTİM
Çözümler
bellidir. Sıra arkadaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz!
Öğretmenlerimiz hayattan koparılsın istemiyoruz!
Biz korurken kahramanlaşan değil, bize öğrettikleriyle gözümüzde kahraman olan,
hayatta olan öğretmenlere ihtiyacımız var.
İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız; onların talebi bizim talebimizdir.
Öğretmen ve öğrenci el ele, yan yana bu sistemi birlikte düzelteceğiz.
Kaybettiğimiz
sıra arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Sevenlerinin ve ülkemizin başı sağolsun. Onların anısını yaşatacak,
hayallerindeki dünyayı birlikte kuracağız.
Saygılarımızla.
SLOGAN:
BİLİMSEL EĞİTİM, ŞİDDETSİZ GELECEK
Türk
gençliği olarak Andımız’ı kılavuz, Atatürk yolumuz diyoruz. Çalışkan,
küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk
gençliği okullarını şiddete ve çürümeye
teslim etmeyecektir.
Şimdi
tüm arkadaşlarımızı Andımız’ı okumaya davet ediyoruz:
ANDIMIZ
“
Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem;
küçüklerimi
korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu,
milletimi, özümden çok sevmektir.
Ülküm;
yükselmek,
ileri gitmektir.
Ey
Büyük Atatürk!
Açtığın
yolda, gösterdiğin hedefe
durmadan
yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım,
Türk
varlığına armağan olsun.
”Ne
mutlu Türküm diyene!”
SLOGAN:
ANDIMIZ KILAVUZ, ATATÜRK YOLUMUZ
İlk Yorumu Sen Yap