MEZARDA EMEKLİLİĞE, KAYIT DIŞI ÜCRETE VE
SEFALETE HAYIR!
Değerli Basın Emekçileri ve Mücadele
Arkadaşlarımız;
Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
önünde; sosyal devletin tasfiyesine ve kamu emekçisinin geleceğinin çalınmasına
karşı sesimizi yükseltiyoruz. Yaşadığımız kriz tesadüf değildir; "devletin
küçülmesi" safsatasıyla kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin ve
uluslararası sermayeye verilen taahhütlerin bir sonucudur. Kamu Yönetimi Temel
Reformu ile başlayan bu süreçte hizmetler paralı hale gelmiş, yurttaşlar düşük
emekli aylıklarına mahkûm edilmiş, kamu emekçileri hem güvencesizleştirme hem
de geleceksizleşme politikalarına mahkum edilmiştir.
2006 yılında "reform" ve
"devrim" sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi
yönetilerek toplumun sırtından kâr etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel
sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline
getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi
düşmüştür.
Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK
bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik
kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir:
- Aktif-Pasif
Dengesi: 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya
karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunmaktadır.
- Bakmakla Yükümlü
Olunanlar: Sistemde 33,8 milyon kişi "bakmakla yükümlü"
statüsündedir.
- Aktif/Pasif
Oranı: 2024 başında 1,63 olan bu oran, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek
kritik eşiğin altına düşmüştür.
- Güvence
Yoksunluğu: Sigortalıların toplam nüfusa oranı %89,7 görünse de
çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48'dir; yani toplumun yarısı gerçek bir
güvenceden yoksundur.
Emekli Aylıklarında Erime:
İktidarın politikaları, emekli aylıklarını
asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları; 2003 yılında
asgari ücretin %36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin %22 altına düşmüştür.
Sosyal Güvenlik Yerine; "Her Koyun
Kendi Bacağından Asılır" Düzeni
Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik
Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla,
anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir.
Seyyanen dâhil ek ödemeler emekliliğe
sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen %3'lük kesintiler ve devlet teşvikleri
aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, "her
koyun kendi bacağından asılır" mantığının bir dışavurumudur. Oysa devlet,
kendi eliyle yarattığı bu "yasal kayıt dışılığa" son verip tüm ek
ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine
oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün
yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır.
2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa
ile 01.10.2008 tarihinden sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisi,
birçok hak kaybının yanı sıra emeklilikte de açlığa mahkûm edilmiştir:
- ABO Kaybı: 2008
öncesi 25 yıl çalışan bir emekçi için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %75 iken,
yeni yasada bu oran %50’ye çekilmiştir.
- Güncelleme
Katsayısı: Eskiden primler güncellenirken ülke büyüme hızının %100’ü
hesaba katılırken, bu oran %30’a düşürülerek emekli aylıkları enflasyona
mahkûm edilmiştir.
- Meslek ve Kariyer
Etkisinin Kaybolması: 5434 sayılı yasada mesleki unvanlar (VHKİ, Müdür,
İMD, Gelir Uzmanı, Katip, Hakim, Doktor, Öğretmen vb.) emekli aylığını
doğrudan etkilerken, 5510 sayılı yasada unvanın önemi kalmamış; aylık
sadece "ortalama prime esas kazanca" indirgenmiştir.
- Alt Sınır: Emekli
aylığı alt sınırı, ortalama aylık kazancın %35’ine düşürülerek fiilen
kaldırılmıştır.
- Emeklilik Yaşı:
2008 sonrası sisteme girenler için emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e
yükseltilmiştir. Bu durum, daha uzun süre çalışma zorunluluğuna rağmen
daha düşük aylık alınması sonucunu doğurmaktadır.
SGK ve İŞKUR Emekçilerine Yönelik Hak
Gaspları ve Tutulmayan Sözler
EYT sürecinin tüm iş yükü omuzlarına
yüklenen SGK emekçilerine verilen sözler tutulmadığı gibi, 666 sayılı KHK ile
gasp edilen hakları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen iade
edilmemektedir. 2011 yılından bu yana SGK ve İŞKUR bünyesinde görev yapan
emekçilerin; ikramiyeleri, ek ödemeleri ve havuz paraları hukuksuz bir şekilde
ellerinden alınmıştır.
Bununla da yetinilmemiş; personelin en
temel kazanımları olan servis ve yemek haklarına dahi göz dikilmiş; uzmanlık
hakkı verilmemiş ve 3600 ek gösterge sözü tutulmamıştır. Yoğun iş yükü altında
ezilen, hakları tırpanlanan ve talepleri görmezden gelinen SGK ve İŞKUR
emekçileri artık "yeter" demektedir.
Kamuda Kayıt Dışı Ücrete Son: "Tam
Sigorta" Kampanyamız
Memur maaşının yarısından fazlasını
oluşturan kalemler (ek ödeme, seyyanen zam vb.) prime esas kazanca (PEK) dâhil
edilmeyerek "yasal kayıt dışılık" sürdürülmektedir. Bu durumun
sonuçları şöyledir:
- SGK Zararı: Bu
durum SGK'yı yılda yaklaşık 450 Milyar TL gelirden mahrum bırakmaktadır.
- Seyyanen ödemelerin
emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle, bir emekçinin birikmiş aylık ve
ikramiye kaybı 900.000 TL bandına ulaşmıştır.
Kamu emekçilerinin maaşının yarısından
fazlasının kayıt dışı bırakılmasına karşı; 657 sayılı DMK ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu'nda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili yasa teklifimizi
TBMM’de muhalefet partilerine sunduk. Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı'na ve hükümete sesleniyoruz: Bu kayıt dışılığın nedeni sizin kök
ücret modelinizdir. Bu durum kamu emekçileri en düşük emekli aylığına mahkûm
etmekte hem de birçok hak kaybına neden olmaktadır. Hazırladığımız yasa
taslağına destek verin.
Hükümet bu yasal düzenlemelere engel olur
ise aşağıdaki taleplerle tüm kamu emekçilerini iş yerlerinde örgütlenmeye ve
ortak mücadeleye çağırıyoruz.
TALEPLERİMİZ:
- Tam Sigorta:
Seyyanen zam dâhil tüm ek ödemeler Prime Esas Kazanca dâhil edilerek
emekliliğe yansıtılmalıdır.
- 666 Sayılı KHK
Mağduriyeti: SGK ve İŞKUR emekçilerinin gasp edilen ikramiye ve ek
ödemeleri derhal iade edilmelidir.
- ABO ve Refah
Payı: Aylık Bağlama Oranı (ABO) yeniden %75’e çıkarılmalı; büyüme
hızının %100'ü güncelleme katsayısına dâhil edilmelidir.
- Taban Aylık:
En düşük emekli aylığı, çalışan en düşük memur maaşından az olmamalıdır.
- 3600 Ek
Gösterge: Verilen sözler tutulmalı, 3600 ek gösterge ayrım
yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır.
Çalışırken yoksullaşmaya, emeklilikte
sefalete hayır!
Kamuda kayıt dışı ücrete son, Tam
Sigorta istiyoruz!
BÜRO EMEKÇİLERİ
SENDİKASI (BES)
Ali İhsan Orhan - Büro Emekçileri Sendikası
(BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi
İlk Yorumu Sen Yap