Kamuoyuna yansıyan siyasi transfer iddiaları artık basit bir
parti değişikliği meselesi olmaktan çıkmış; belediyelerin hangi baskılarla,
hangi pazarlıklarla ve hangi hesaplarla yönlendirildiğini ortaya koyan ibretlik
bir tabloya dönüşmüştür.
19 Ekim 2025 tarihinde kameraların karşısına geçip
“kumpaslara ve iftiralara rağmen CHP’deyim” diyerek millete açık irade beyan
eden bir belediye başkanının bugün bambaşka bir siyasi çizgiye savrulması,
sadece bir tercih değişikliği değil; siyasi ahlak açısından izaha muhtaç büyük
bir çelişkidir. Dün irade diye sunulan sözlerin bugün buharlaşmasının sebebi
nedir? Hangi dosyalar açılmış, hangi baskılar kurulmuş, hangi mali ve siyasi
çıkmazlar oluşmuştur da dün söylenenler bugün inkâr edilmiştir?
Millet artık bu tiyatroları izlemekten yorulmuştur.
Uzun süredir belediyeler üzerinde kurulan siyasi ve ekonomik
baskılar herkesin malumudur. Merkezi gücü elinde tutanların; belediyeleri mali
kıskaca alıp ardından siyasi hizaya çekmeye çalışması demokrasiye açık
müdahaledir. Kaynakları kes, belediyeyi darboğaza sürükle, sonra transferi
“başarı” diye servis et… Bu yöntem ne siyasettir ne de demokrasiye sığar.
Ama gerçekleri konuşacaksak, sorumluluk yalnızca baskı
kuranlarda değildir.
Milletin emanet ettiği belediyeleri plansızlıkla,
liyakatsizlikle, şaibelerle ve savurganlıkla yönetip bugün savunulamaz hale
getirenlerin de millete hesap verme mecburiyeti vardır. Eğer bir belediye; borç
batağına sürüklenmiş, usulsüzlük iddialarıyla anılır hale gelmiş ve siyasi
koruma arayacak noktaya düşmüşse, bunun hesabı da “baskı vardı” bahanesiyle
örtülemez.
Çünkü belediyeler milletin evidir; siyasi pazarlık
masalarının malzemesi değildir.
Millet oy verirken parti tabelaları değişsin diye değil;
şehirler kalkınsın, kaynaklar korunup doğru kullanılsın, millet iradesine
sadakat gösterilsin diye oy vermiştir. Sandıktan çıkan emaneti kişisel siyasi
kurtuluş planına çevirmek, milletin iradesine saygısızlıktır.
Türk milleti artık omurgalı siyaset istemektedir.
Baskıyla yön değiştirenleri değil, baskıya rağmen milletin
yanında duranları görmek istemektedir.
Koltuğu korumak için dününü inkâr edenleri değil, bedel
ödemeyi göze alanları görmek istemektedir.
Ve herkes şunu bilmelidir:
Milletin iradesi üzerinde kurulan hiçbir siyasi mühendislik
kalıcı olmayacaktır.
Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanı
Üzeyir Aladağ
İlk Yorumu Sen Yap