SAĞLIK EMEKÇİLERİNE REVA GÖRÜLEN ADALETSİZLİK KABUL EDİLEMEZ!
SAĞLIK EMEKÇİLERİNE REVA GÖRÜLEN ADALETSİZLİK KABUL EDİLEMEZ!” Sağlık sistemini ayakta tutan sağlık ve sosyal hizmet emekçileri her geçen gün yeni bir hak kaybıyla, yeni bir belirsizlikle ve yeni bir adaletsizlikle karşı karşıya bırakılmaktadır. Sorunları çözmekle yükümlü olanlar, emekçilerin alın terini korumak yerine haklarını budayan uygulamalar üretmekte, sağlık hizmetini sürdürenleri adeta cezalandırmaktadır. Bugün yaşanan tablo, plansızlığın, liyakatsiz yönetim anlayışının ve sağlık hizmetini maliyet kalemi olarak gören politikaların kaçınılmaz sonucudur. Bayram döneminde uygulanan idari izin hesaplamaları bunun en açık örneklerinden biridir. Aynı kurumda çalışan sağlık emekçileri arasında farklı çalışma süreleri esas alınarak yapılan hesaplamalar nedeniyle nöbet usulü çalışanlar 13 saatlik ücret kaybına uğratılmıştır. Aynı idari izin uygulamasında mesaili çalışanlar için farklı, nöbet usulü çalışanlar için farklı hesap yapılmasının hiçbir hukuki ve vicdani gerekçesi bulunmamaktadır. Kamu yönetimi keyfiyetle değil eşitlik ilkesiyle yürütülmelidir. Sağlık emekçilerinin alın teri üzerinden tasarruf yapılamaz. Benzer bir belirsizlik gece çalışma ücretlerinde de sürdürülmektedir. Toplu sözleşme ile kazanılmış hak olmasına rağmen, gece çalışmasının artırımlı ücretinin bazı illerde ödenip bazılarında ödenmemesi kabul edilemez. Aynı Bakanlığa bağlı kurumlarda dahi farklı uygulamaların ortaya çıkması, çalışma barışını zedelediği gibi hukuki güvenlik ilkesini de ortadan kaldırmaktadır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri yoruma açık uygulamalarla değil, açık ve eşit kurallarla yönetilmek istemektedir. Hakları genişletmesi gereken toplu sözleşme hükümlerinin daraltıcı yorumlarla etkisiz hale getirilmesi emekçilerin iradesine ve kazanımlarına açık müdahaledir. Sorunların en ağır yaşandığı alanlardan biri ise 112 Acil Sağlık Hizmetleridir. Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan emekçiler; ihmalle, personel yetersizliğiyle, sağlıksız çalışma koşullarıyla, keyfi görevlendirmelerle ve ücret adaletsizliğiyle de mücadele etmektedir. Fiziki koşulları yetersiz istasyonlar, artan iş yükü, eksik ekip sayıları ve yanlış planlamalar hem çalışanların tükenmesine hem de vatandaşın sağlık hizmetine geç ulaşmasına neden olmaktadır. Buna rağmen yıllardır sahadan yükselen taleplere kulak tıkanmaktadır. Daha vahimi ise aynı riski taşıyan, aynı özveriyle çalışan 112 emekçilerinin ek ödeme sisteminde ikinci basamak sağlık emekçilerine göre katbekat düşük ücretlerle karşı karşıya bırakılmasıdır. Eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayan bu anlayış, sağlık emekçileri arasında ayrımcılık yaratmakta ve çalışma motivasyonunu zedelemektedir. Sağlık sisteminin yükünü omuzlayanları görmezden gelen bir yönetim anlayışı, kamucu sağlık hizmetinin geleceğini de riske atmaktadır. Genel Sağlık-İş olarak bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Bayram mesai hesaplamalarındaki ücret kayıpları derhal giderilmeli, gece çalışma ücretlerindeki uygulama farklılıkları sonlandırılmalı, toplu sözleşme hükümleri sağlık emekçileri lehine eksiksiz uygulanmalıdır. 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde ekip ve ambulans sayıları gerçek ihtiyaçlara göre artırılmalı, keyfi görevlendirmeler sona ermeli, istasyonların fiziki koşulları iyileştirilmeli ve ücret adaletsizliği ortadan kaldırılmalıdır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakkını teslim etmek devletin en temel yükümlülüğüdür. Emekçilerin haklarını yok sayan, sorunları görmezden gelen anlayış değişmedikçe sağlık sistemindeki kriz derinleşmeye devam edecektir. Genel Sağlıkİş, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emeğini, onurunu ve kazanılmış haklarını savunmaya; hukukun, eşitliğin ve kamusal sağlık hizmetinin sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir. İsmail SAYIN Genel Sağlık-İş Afyonkarahisar İl Başkanı