AK Parti’den ayrılıp farklı partilere geçenler, hatta yeni parti kuranlar oldu…
AK Parti’de gidenlerin ardından hiçbir zaman milleti sokağa dökme çağrıları yapılmadı, öfke siyaseti üretilmedi.
CHP’de ise durum çok farklı.. her kopuş sonrası aynı tablo ortaya çıkıyor:
Panik havası, sertleşen dil ve toplumu germeye yönelik söylemler… Aslında verdikleri bu tepkiler ile, parti içinde yaşanan erimeyi ve çözülmeyi bizzat kendileri doğrulamış oluyor.
Dünya,Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişini, “Yıldırım” füzesini ve yerli-milli teknoloji hamlelerini konuşurken; CHP toplumu ayrıştırarak beslenmeye çalışıyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedefi de bağımsız, güçlü, üreten ve dünyada söz sahibi bir Türkiye’ydi. Atatürk yaşasaydı; savrulan,ülkeyi kutuplaştırmaya çalışan bir CHP’nin değil, savunma sanayiinde destan yazan, yerli üretimi büyüten, Türkiye’yi küresel güç hâline getirme mücadelesi veren ve ülkeye çağ atlatan AK Parti hareketinin yanında yer alırdı.
Necip milletimiz,dün olduğu gibi bugün de slogan değil eser üretenlerin yanında. Türkiye büyüdükçe rahatsız olanlar değil, Türkiye büyüsün diye mücadele edenler kazanıyor.
İlk Yorumu Sen Yap