İYİLİK GÖSTERİŞ DEĞİL, İNSANLIK MESELESİDİR
İYİLİK BULAŞICIDIR
Bazen bir insanın hayatına dokunmak için büyük imkânlara, büyük sözlere ya da olağanüstü güçlere ihtiyaç yoktur. Küçücük bir iyilik, hiç beklemediğimiz bir anda bir başkasının yüzünde tebessüme dönüşebilir. O tebessüm başka birine, onun yaptığı iyilik bir başkasına derken iyilik dalga dalga büyür.
Bugün dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri belki de tam olarak budur: İyiliğin çoğalması.
Birine kapıyı tutmak, yaşlı bir insanın poşetini taşımak, ihtiyacı olan birine el uzatmak, kırgın olduğumuz birine güzel bir söz söylemek… Bunların hiçbiri hayatımızı değiştirecek kadar büyük görünmeyebilir. Ancak iyiliğin asıl gücü de burada saklıdır. İyilik, büyüklüğüyle değil, bıraktığı iz ile ölçülür.
Bir insanın kötü bir gününde ona “Nasılsın?” diye sormak bile bazen büyük bir iyiliktir. Çünkü herkesin görünmeyen bir mücadelesi vardır. Gülümseyen herkes mutlu, susan herkes huzurlu değildir. Bazen bir insanın ihtiyacı olan tek şey, fark edildiğini bilmektir.
BİR İYİLİK, BİR BAŞKA İYİLİĞİ DOĞURUR
İyilik bulaşıcıdır.
Nasıl ki kötü bir söz başka bir kötü sözü beraberinde getirebiliyorsa, güzel bir davranış da başka güzel davranışların kapısını açar. Bir insanın yardım ettiğini gören başka biri, aynı şeyi yapmak isteyebilir. Bir yerde dayanışma başladığında, o dayanışmanın sınırlarını çizmek kolay değildir.
Çünkü iyilik insana umut verir.
Belki de bu nedenle yaptığımız iyiliğin karşılığını beklememeliyiz. “Ben ona yardım ettim, o da bana yardım etsin” düşüncesi iyiliğin ruhunu zedeler. Gerçek iyilik, karşılık beklemeden yapılan iyiliktir.
Bazen verdiğimiz bir selam, bazen uzattığımız bir el, bazen de sadece dinlemek için ayırdığımız birkaç dakika…
Küçük gördüğümüz bu davranışlar, karşımızdaki insan için unutulmaz olabilir.
Günümüzde yaptığımız birçok şeyi göstermek, paylaşmak ve görünür kılmak istiyoruz. Oysa bazı iyilikler vardır ki kimsenin bilmesine gerek yoktur.
Bir insanın kimse görmeden yaptığı iyilik, belki de en kıymetli iyiliktir.
Çünkü iyilik alkış için değil, insan olduğumuz için yapılmalıdır.
Bir çocuğa güzel davranmak, bir hayvanın önüne su koymak, zor durumda olan bir komşunun yanında olmak, ihtiyaç sahibini incitmeden desteklemek… Bunların her biri toplumun görünmeyen bağlarını güçlendirir.
Ve unutmayalım; bugün bizim yaptığımız küçücük bir iyilik, yarın hiç tanımadığımız bir insanın hayatına dokunabilir.
DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK BİR İYİLİKLE BAŞLAYABİLİR
Hepimiz zaman zaman “Ben tek başıma neyi değiştirebilirim?” diye düşünüyoruz.
Belki de cevap çok basit: Bir kişiye iyi davranabiliriz.
Dünyayı bir anda değiştiremeyebiliriz. Ancak bir insanın gününü değiştirebiliriz. Bir insanın umudunu yeniden yeşertebiliriz. Bir çocuğun yüzünü güldürebilir, bir yaşlının yalnızlığını azaltabilir, bir dostumuzun yükünü hafifletebiliriz.
Sonra o insan da başka birine iyilik yapar.
İşte iyiliğin gerçek gücü budur.
Bir mumun başka bir mumu yakması gibi, kendi ışığından hiçbir şey kaybetmeden çoğalır.
Bu yüzden bugün kendimize küçük bir söz verelim:
Bir insanın hayatını kolaylaştıracak bir şey yapacağım.
Karşılığını beklemeden.
Kimse görmese de.
Kimse teşekkür etmese de.
Çünkü iyilik gerçekten bulaşıcıdır.
Ve belki de bu dünyada yayılması gereken en güzel şey, tam olarak budur.